"İnhisar" diye bir kelime öğrenmiştim. Bundan 3 yıl önce Bursa'nın meşhur Kapalı Çarşı'sını gezerken... Yakın bir arkadaşımla antika değeri olmayan eski püskü birtakım eşyaların satıldığı bir dükkânın önünde durduk. Hava müthiş sıcaktı ve bu dükkânın önünde durmamızda gölgelik bir köşe olmasının da payı vardı diyebiliriz. Arkadaşım parmağıyla camekânın ardındaki yüzyıllanmış, metalden tütün kutusunu işaret etti. Üzerinde ne yazdığını sordu; bu bir anlamda birlikte çalıştığımız Osmanlıca pratiğiydi. Okuyamadım. Kutunun üzerinde Devlet-i Âli Osman İnhisarı yazıyor,dedi. Burada sadece "tekel" anlamında kullanıldığı hâlde Kubbealtı Lûgatı'nda beni çok fazla çarpan bir açıklama okudum bu sözcükle ilgili daha sonra. Sözlük "inhisar" için "yalnız bir şeye veya kimseye âit olma, başkası ile alâkası olmayıp bir yere, birine has olma, ona mahsus bulunma" diyordu.
Scorpions nostaljisi yaşamaktır tavrım bir süre. Şöyle diyorlar:
"I was born from the sound of the strings
For someone to give everything
To be a song just for your feeling"
Dışında kalmamanızı dilerim.